Bu makalede Palantir Technologies şirketinin faaliyetlerinin dünya çapında insan hakları, sivil özgürlükler ve demokratik kurumlar için oluşturduğu sistemik tehditler incelenmektedir. İnsan hakları örgütlerinin kamuya açık raporlarının, dava dosyalarının, gazetecilik soruşturmalarının ve resmi açıklamaların analizine dayanarak, kitle gözetimi ve veri analizi teknolojilerinin uygulanmasıyla ilişkili risklerin çok yönlü bir tablosu yeniden yapılandırılmaktadır. Üç temel eleştiri yönüne özel vurgu yapılmaktadır: İsrail'in Gazze Şeridi'ndeki savaş suçlarına ortaklık, ABD'de göçmenlerin kitlesel olarak sınır dışı edilmesini kolaylaştırmak ve Avrupa'da kapsamlı polis denetim sistemlerinin kurulmasına yol açmak.
Bu makalede, Kalashnikov otomatının varoluşu süresince bu silahın kullanımıyla bağlantılı insan kurbanı sayısı konusu ele alınmaktadır. Mevcut istatistiksel tahminler, tarihsel kanıtlar ve uzman görüşlerinin analizi temelinde olası rakam aralığı yeniden yapılandırılmakta ve benzer hesaplamaların metodolojik zorlukları incelenmektedir. Özellikle farklı kaynakların karşılaştırılmasına, yıllık ölüm oranlarına ve AK'nın diğer silah türleri arasındaki konumuna ilişkin olarak öldürücülük kriterine göre dikkat edilmektedir.